Var et kendini.. ama nasıl? Limitless

21. yüzyılda dünyaya fırlatılmış milyarlarca insan yüksek teknoloji ile süslenmiş, yeni tüketim olgusuyla etrafı sarılmış ve görülmese bile sınıfsal farklılıkların ve eşitsizliklerin tavan yaptığı modern hayatta bir şekilde var olmaya çalışıyor. Yaşamak ve var olmak edimlerini birbirlerininden özellikle ayırarak dünya üzerinde önemli miktarda … Okumaya devam et Var et kendini.. ama nasıl? Limitless

Vahşetin soykütüğü: Revenant (Iñárritu)

Anlam dünyamızı oluşturan sözcükler ve kavramlar çoğu zaman yaşamadığımız veya görmediğimiz bir takım olgu ve olayları anlatmakta yetersiz kalıyor. Hani derler ya “sözcüklerin kifayetsiz kaldığı an” diye işte tam olarak bu cümle ile sözcüklerin anlam oluşturmadaki yetersizliği ifade edilmekte. İmgeler … Okumaya devam et Vahşetin soykütüğü: Revenant (Iñárritu)

Şöhret, Ticaret ve Sanat: Big Eyes (Tim Burton)

Tim Burton’un 2014 yapımı filmi “Big Eyes”; Aydınlama sonrası süratle değişime giren, kapitalizmin etkisi altında ticarileşen, kültür endüstirisi, festivalizm, kuratörler, sanat galerileri, açık artırmaların etkisi ile tarifsiz bir şekilde evrim geçiren sanat dünyasının 1950’lerdeki fotoğrafını çekmekte. Hegel’e göre akıl çağının başlamasıyla artık … Okumaya devam et Şöhret, Ticaret ve Sanat: Big Eyes (Tim Burton)

Köleliği ve öteki oluşu hissetmek: The Help

İnsalık tarihinin bugünkü hali kolayca şekillenmedi ayrıca henüz çok şekilli de sayılmaz. Çok acı bir süreçtir insanın tarihi. Bu sürecin önemli fenomenlerinden birisi de köleliktir. Uzunca bir geçmişe sahip olan kölelik Avrupa topraklarında Roma İmparatorluğu’nun son yıllarında kölelerin bir kısmının … Okumaya devam et Köleliği ve öteki oluşu hissetmek: The Help

Genel geçerin imhası: Aşk ve Ölüm “Woody Allen”

İnsan yer yüzündeki en tuhaf canlı. Geliştirdiği anlamlar dünyasını zaman içinde genel geçer kabullere ve hatta kurallara dönüştüren insan yeni kuşaklara bu anlamları oldukça korumacı bir şekilde ulaştırmakta. Bu genel geçer kabullerin ise çoğu zaman felsefi düzlemde oldukça sorunlu olduklarını pek … Okumaya devam et Genel geçerin imhası: Aşk ve Ölüm “Woody Allen”

Felsefeyi yaşamak 1: Yabancı ve Siddhartha

Yabancı, Alber Camus Camus’un nobel ödüllü eseri  Yabancı, felsefe alanıyla ilgilenenlerin üzerine düşündüğü kavramlardan bazılarına ciddi anlamda hislerle ulaşılabileceğini gösteriyor. Öncelikle yabancılaşma kavramının yaşamsal anlamda nasıl bir şey olduğunu hissediyorsunuz. diğer tarafta ise maddesel gerçekliği insan zihininde yorumlanmasıyla pek çok gerçekliğe parçalandığını anlıyorsunuz. Her hikaye her roman değil ama bazıları bizlere dokunur ve onu duyumsarken aynı zamanda salt duygu değil düşünceler de etrafımızı sarar. okumayanlar için 1 günde bitecek bir kitap… Siddhartha, Hermann Hesse Felsefe kaynaklarının önemli kavramları, görüngü, öz, gerçek, madde, ben, özne, zaman ve mekan gibi kavramlar bu romanda her okuyucunun rahatlıkla anlayabileceği bir ifade ile tartışmaya açılıyor. Eser doğu … Okumaya devam et Felsefeyi yaşamak 1: Yabancı ve Siddhartha

White God: hayvanları boş geçmemeli şiddetten herkes nasiplensin.

Bir sinema filmi için en zor şey çocuk oyuncular ise daha da zoru elbette hayvanlarla çekim yapmaktır. White God isimli film tabiri caizse bir proje olarak bile neredeyse deli işi dedirtecek düzeyde cesaretle yüzlerce köpeği oyuncu olarak kullanmıştır. Hem de köpekler  insanlarla baş rolleri paylaşıyor. Ve şunu rahatça söyleyebilirim Türkiyedeki pek çok popüler dizi oyuncusundan daha iyi oynuyorlar. Odukça etkili sahnelerden oluşan anlatı, insanın vahşiliği ile insanlar yüzünden vahşileşen köpekler arasında bir bağlantı kuruyor. Aslında dünyanın en vahşi canlısı  olan biyolojik insan, kültürel insana evrilemediği taktirde vahşeti sadece kendi türüne değil hayvanlara da bulaştırıyor. Biyolojik düzeyde kalan insan aynı kendi çocuklarına yaptığı  gibi uysal … Okumaya devam et White God: hayvanları boş geçmemeli şiddetten herkes nasiplensin.