Finans Kapital Tanrısal Asalete karşı: MEDİCİ


Modern insanın anlam dünyasında asalet kavramı ile tanrısallık bağlantısı kopuktur. İnsanlık tarihinde ise modernite öncesi asalet kavramı ve tanrısallık arasında yoğun bir bağlantı olduğunu biliyoruz. Mezopotamya uygarlıklarından Antik Yunana ve Romaya Asil olan kişiler yani aristokraklar tanrısal bir güce “Asalete”  sahiptir ve bu sonradan elde edilebilecek bir şey değildir. Sadece kan bağı asaletin kaynağıdır. İnanç sistemleri bunu destekler. İlyada ve Odysseia’nın elimize ulaşan metinlerinde de bu açıkça ifade edilmekte ve bu çağlardaki sosyal sınıfların en üstü olan aristokratların tanrılar tarafından seçildiği anlatılmaktadır. Bu durum çok tanrılı dinlerden tek tanrılı dinlere geçiş sonrasında da özellikle Ortaçağ Avrupasında varlığını sürdürür. (Avrupa dışında asya tipi ekonomilerin toprak paylaşımının farklı olması nedeniyle ya da bir paylaşmının olmaması yani tüm toprağın imparatora ait olması nedeniyle  aristokrasinin gelişmediği yönünde bir genelleme yapmak istisnaları göz ardı ederek mümkündür). Tarımsal bir üretimin hakim olduğu bu çağlarda tanrısal asalete sahip Avrupalı aristokratlar aynı zamanda tüm topraklara yani üretime sahip kişilerdir. Bu kişiler serflere (Romanın 500’lerde çıkardığı bir kanunla kısmi özgürlük kazanan eski köleler. Köleliğin evrim geçirmiş hali) bu toprakları kiralayarak tarımsal üretimi gerçekleştirirler. Bu konuda yazılıp çizilecek çok şey var elbette..

1300’lü yıllara gelindiğinde ise dünya o ana kadar hiç görülmemiş bir şekilde değişmeye başlamıştır. Bu değişim ortaçağda sekteye uğrayan ticaretin yeniden canlanması ve deniz aşırı ticaretin başlamış olmasıyla ilgilidir. Bu süreçte İtalyan yarım adasının özellikle de Venedik’in önem kazandığını biliyoruz. Venedik Avrupa ticaretinin merkezi konumuna gelmiştir. Venedik ile beraber italyadaki tüm şehirlerde gerçekleşen para akışı ticaretle uğraşan bir sosyal sınıfının da yükselmesine ve güçlenmesine neden olmuştur ayrıca bankacılık yani finans kapitalin de tarihi değişmeye başlar.

Floransa şehri ise konuyla ilgili önemli bir aileye ev sahipliği yapmıştır. Medici’ler… Tanrısal asalete sahip olmayan ama ticaretin sağladığı finans ile büyük bir güce dönüşen bu aile Aristokratlar ile hem iyi ilişkiler geliştirmiş hem de onlarla siyasal anlamda ciddi bir savaşa girişmiştir. O dönem itibariyle cumhuriyet rejimine sahip şehir devletleri halinde yönetilen İtalya’da  siyasal kararların alındığı şehir meclisleri de bir hayli önemlidir. Ağırlıkla aristokratların yer aldığı  Floransa’nın meclisine girmeyi başaran ve bi süre sonra da yönetimi ele geçiren Medici ailesi bu anlamda finansın, binlerce yıldır hüküm süren Aristokrasi karşısında kazandığı önemli zaferlerinden birisinin simgesidir. Mediciler merkezi Roma’da olan Papalıkla da iyi ilişkiler kurarark Papalığın bankası konumuna ulaşmıştır ve düşünülmesi bile zor bir servete sahip olarak dünyanın o anki büyük güçlerine, tanrısal asalete sahip olan aristokratlara da para satmış yani krediler vermiştir.  Büyük bir güce ulaşan aile böylelikle sİyaset, din ve ticaretin yoğun ilişkilerini yaşamıştır. Diğer taraftan ise sanatsal açıdan son derece önemli olan İtalyan yarım adasında rönesansın maddi ve manevi açıdan filizlenmesi anlamında önemli bir yere sahipler.

Tüm bunların anlatıldığı oldukça başarılı bir televizyon  yapımına ise 2016 yılında başlandı. Medici’ler üzerinden dünya tarihinin önemli fenomenleri bu dizide işleniyor. Oldukça başarılı  oyunculukları ve görüntü düzenlemesi ile kronolojiye sadık kalınarak üretilen unutulmayacak bir yapım olarak “Medici: Master Of Florence”   bu günü anlamak açısından da önemli. Aristokrasinin burjuva karşısında güç kaybedişi ile bu günkü cumhuriyetlerin ve ulus devletlerin parlementer sistemleri ile ortaya çıktığı bilinmektedir. Lakin bu durum Avrupa’nın her yerinde aynı şekilde gerçekleşmemiştir. Örneğin İngilterede arsitokrasinin ticarete atılması ve zenginliklerini aynı zamanda siyasi güçlerini korumaları ve kapitalizme doğru evrilmeleri durumu söz konusu iken karşı kıyıda Fransa’da işler aristokrasi için daha trajik olmuştur. Nitekim Fransız ihtilalini anlatan Dickens’ın “iki şehirin hikayesi” isimli romanının da bize gösterdiği gibi Fransız asillerin pek çoğu buz gibi demirin boyunlarına düşmesi ile giotinle tanışmış ve bu tanışma hayatllarındaki en son şey olmuştur. İtalya ise diğer yerlere göre bu süreci daha erken yaşamıştır. Ancak sonraki yüzyıllarda ticari pazarı Hollanda’ya (Amsterdam) kaptırması ile kapitalist süreçlerinde ve buna bağlı gelişecek siyasal sistemlerinde değişimler olmuştur.  Bu arada ticaretin Amsterdam’a kayması ve orada sanatın anormal düzeyde yükselmesi de tesadüf değildir. 1500’lü yıllarla birlikte Hollanda’da pek çok ressamın dünya sanat tarihine önemli eserler armağan ettikleri bir süreç yaşanmıştır ve bu hem siyaset hem de ticaretle doğrudan ilgilidir.

“Medici: Master of Florence” bu açıdan Avrupa siyasal tarihini anlamak için önemli ip uçlarını sunarken bunun sanatla bağlantıları konusunda da imgeler vermektedir. Rönesans’ın nasıl geliştiği, Rönesansın  finans, siyaset ve din ile ilişkisi, deha, sanatçının bağımlılığı-özerkliği ve feodaliteden kapitalist sisteme geçişin daha iyi özümsenmesi adına önemli imgeler sunan bu dizi ayrıca din, sanat, siyaset birlikteliğinin anlaşılır hale gelmesi için de önemlidir.

Dizi, bu yazı yayıma hazırlandığı günlerde İMDB’de 8.1 gibi bir puana yükselmiştir.

medici

Finans Kapital Tanrısal Asalete karşı: MEDİCİ” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s