Nikos Kazancakis: Yeniden çarmıha gerilen İsa


Kazancakis’in meşhur eseri “Zorba”yı okuduktan sonra açıkçası onun altında kalacağı kaygısıyla tereddütle okumaya başladığım bu eseri  şuan bitirdim (21.04.16-01.34) ve inanılmaz büyük bir haz yaşıyorum. Kanımca oldukça iyi bir eser olan Zorba’dan daha başarılı. Öncelikle hemen belirtmek gerek ki Kazancakis insan denen varlığı çok iyi tanıyor. Yazarın hikayeleri Yunan halkı ve yaşamının içinden çıksa bile  okumaya başladıktan bir süre sonra yazarın aslında evrensel bir anlatıyı size sunduğunu, daha açık bir ifade ile bizlerin yaşadıklarını yürekli bir şekilde ortaya koyduğunu anlıyorsunuz ve diyorsunuz ki insan… Bu yüzden kitabın ismine bakıp eserin misyonerlik faaliyeti olduğunu düşünen varsa baştan söyleyelim yanılıyorsunuz.

Yeniden çarmıha gerilen İsa’da mitlerin sürekli tekrar eden doğasını İsa’nın çarmıha gerilişi hikayesi üzerinden gösteren yazar, bu tekerrürün farkında olmayan insanları yani aslında hepimizin tanıdığı sıradan insanı ve onun davranışlarını gerçekten son derece başarılı bir şekilde analiz ediyor. (Evet mitler tekrar ediyor ama biz onları fark etmiyoruz. bu yüzdende pek çok çoğumuzun söylemleri ve eylemleri birbirlerine uymuyor kitabı okuyunca daha iyi anlaşılacağını düşünüyorum).

Roman insan denen varlığın işine geldiği şekliyle dinleri   yorumladığını iki ayrı din adamının (papaz) karşılaşması ile göstermeye çalışıyor. Bu iki papazdan birisi ortaçağ mantelitesini temsil ederken diğeri ise dini daha insancıl bir biçimde okuyarak  farklı bir söylem üretiyor. Bu anlamda eser, Ortaçağ Avrupasında dinin nedenli etkin olduğunu anlamak, günümüzde kimi zaman belli mekanlarda hala egemen olan ortaçağ zihniyetini ve Avrupadaki sekilerleşme hareketini kavramak açısından da imgeler sunuyor (bu arada tabii sadece avrupa olarak düşünmek hatalı olacaktır aslında belki de tüm dünya).

Roman İsa’nın çarmıha gerilişini  törenle canlandırmak isteyen bir Yunan köyünü mekan olarak seçmiş. Adetlerini yerine getirmek isteyen köyde önce İsa ve havarilerini canlandıracak kişiler seçiliyor. Sonra bu kişilerden belli bir süre temsil edecekleri kişilere yakışır davranmaları isteniyor. Örneğin köyün fahişesi Mecdelli Meryem oluyor ve fahişeliği bırakıyor. İşte tam burada İsa rolüne kendini kaptıran karakter tüm köyün yapısını ve alışkanlıklarını bozmaya başlıyor ama sadece isa’nın yaptıklarını yapmak istemesine rağmen karşısında isa’nın temsilcisi olduğunu söyleyen papazı buluyor… İnanılmaz bir olay örgüsüne sahip bu romanı daha fazla anlatmaktan ziyade kesinlikle okurun ruhuna ve zihnine müthiş bir katkı sağlayacağını söylemekle yetiniyorum.

Not: Eserin Türkiye’deki okuyucuya ulaştırılmasında   Can Yayınlarının katkısı önemli. Yine çok başarılı bir çeviri sizi bekliyor.

 

Reklamlar

Nikos Kazancakis: Yeniden çarmıha gerilen İsa” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s