Şüphe, Kanıt, Gerçek: Doubt


Kadim bir his şüphe. Duygusal otomatlar olan biz insanoğlunun en az konuştuğu ama belki de son çeyrek yüzyılda  sorunlu bir şekilde en çok  hissettiği duygu. Sorunlu çünkü aceleyle bu hissi ortadan kaldırmak istiyoruz. Şüphenin ortadan kalkması ise gerçekle ilgili. Asıl sorun da orada başlıyor. Gerçek nedir? Gerçek kanıt sandığımız kırıntılarla kurguladığımız bir şey olabilirmi? Acaba tüm gerçekliği de hislerimiz yani irrasyonalite mi yönetiyor? Kanımca gerçeklik dünyadaki en büyük anlaşmazlık nedeni. Nitekim tüm fenomenler biz insanlara yaşadığımız öznellikler boyutunda belirmekte (onları biz ne kadar biliyor isek öyle algılıyoruz) ve kendimizi haklı görebilme eğilimi yüzünden de gerçekliği sürekli kurgulamaktayız. Sanırım siyasal tartışmaların özünde bile bu var.

Fenomenlerden (insanda içinde elbette) zaman zaman şüphelenen bizlerin asıl şüphelenmesi gereken şey ise gerçekliğin kurgusal dünyası (bilgiye ve kanıta dayanmaksınızın zihnimizde kurduğumuz anlamlar diyarı). Oysa bunun farkında bile değiliz. Kurguladığımız dünyada şüphelerimizi ortadan kaldırmak için debelenip duruyoruz.  Hemen de başarılı olup şüpheden kurtuluyoruz. Sonra unutuyor ve kendimizden emin bir şekilde gerçek bu diyoruz.

Aydınlanma felsefesi şüphe ve gerçeklik işkisinin ortaçağda oldukça sorunlu olduğu düşüncesiyle, sistematiğini önce akıl sonra ise akla dayanan geçerli kanıtlar üzerine kurmakta haklıydı. Kanıt olmaksızın şüphe gibi bir duygunun kurgusal bir gerçekliğe süratle dönüşeceğini söylemek ise yanlış olmayacak. Bu yüzden şüpheyi sabuna benzetebiliriz. Bu duygu hemen yerini kurgusal bir gerçekliğe terk etmek ister. Rahatlamak için ihtiyaç duyduğumuz gerçekliğe ulaşmak ise geçerli kanıtlar olmadan da mümkündür. Şüphelenir ama haksızım demez insan ve haklılığı içinse kanıt kırıntıları yeterli olacaktır. Bu dünyayı algılayış biçimleri ile ilgili elbette ve bunun için  aydınlanma felsefesinin  daha iyi anlaşılması çok önemli. (kimi zaman eleştirilse bile çok önemli)

Hiç bir şey gördüğümüz gibi olmayabilir. (Gerçekliğe ulaşmak için  kanıt kırıntıları ile yetinenler kötülük saçamaya devam edecekler aynı ortaçağda olduğu gibi). Bunun için geçerli kanıtlar olmaksızın zihnimizde kurguladığımız her fenomenin sorunlu olduğunu düşünmek ve anlamak zorundayız. Felsefedeki şüphe de tam olarak bu. Anladığımızı bildiğimizi sandığımız herşeyden şüphelenmek zorundayız. Bu şüphenin ise diğer sabun kıvamındaki şüpheden farkı hemen gerçekliğe dönüşmemesi, kanıtlardan tatmin olmaması.

Film şüphe, gerçek ve kanıt kavramlarını anlatmak için kilise mekanını seçerek, doğrudan aydınlanmacılara selam gönderiyor. dAkika dakika pek çok filmde hissetmediğiniz duyguları yaşayacaksınız. üstelik gösterdiği en önemli şey bence eğitim anlayışları ve hoşgörü ile ilgili.

Muhteşem oyunculuklar ve çok başarılı görseller ile oldukça iyi bir hikaye…

Çok da spoiler vermeden; saygılarımla öneririm.

İMDB notu: 7.5

benim notum:  9

Writers:

John Patrick Shanley (screenplay),  John Patrick Shanley (play)

Reklamlar

Şüphe, Kanıt, Gerçek: Doubt” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s