Var et kendini.. ama nasıl? Limitless


21. yüzyılda dünyaya fırlatılmış milyarlarca insan yüksek teknoloji ile süslenmiş, yeni tüketim olgusuyla etrafı sarılmış ve görülmese bile sınıfsal farklılıkların ve eşitsizliklerin tavan yaptığı modern hayatta bir şekilde var olmaya çalışıyor. Yaşamak ve var olmak edimlerini birbirlerininden özellikle ayırarak dünya üzerinde önemli miktarda insanın ilkel insandan bile zor bir var oluş mücadelesi verdiğini iddia etmek yanlış olmayacak. Pek çok insan için sadece maddi varlıklarını devam ettirmenin adı yaşamak. Diğer önemli bir kitle ise maddi olarak kendini bir şekilde var etse bile manevi olarak istedikleri var oluşları sağlayamamakta. Hatta var oluşçu psikatrların ifadesi ile manevi varoluşun sekteye uğraması yüzünden bu insanlar var oluş vakumları yaşamakta diğer bir ifade ile depresyonun tutsağı olmakta. İstediği işi yapamayan, istediği kadın veya erkeğe sosyal- kültürel ve ekonomik sınıfsallık yüzünden ulaşamayan, maddi sıkıntılar çeken vb. milyarlarca insan bir gün daha iyi bir koşullara ulaşma umudu ile var olmanın dayanılmaz ağırlığını omuzlarında taşıyor. Tüm bu olan bitenlerin sonucunda ise insanlığın etik yaşamdan giderek uzaklaştığını ve kendini var etmek için tabiri caiz ise babasını bile harcayacağını söylersek acaba çok mu abartırız? Gözlemlerim modern insanın kendi çıkarları doğrultusunda pek çok kötü şeyi yapabilecek bir öznellik yaşadığını bana gösteriyor.

Şimdi 2 soru soralım, ilk soruya cevabınız evet ise diğer soruyu da yanıtlayın,

1-bir gün bir arkadaşınız geliyor ve size hayatınızı baştan aşağı değiştirecek bir yönteme sahip olduğunu söylüyor.  merak edermisiniz?

2-Elinde bir ilaç olduğunu ve bu ilacın yasal olmadığını ama bir şekilde beyin fonksiyonlarınızı şuankinin %30-40 civarında üstüne çıkaracağını yani dünyadaki en zeki insan olabilme ihtimaliniz olduğunu söylüyor ve size ilacı denemeniz için verebileceğini ifade ediyor. Başarılı insanlardan örnekler veriyor. Bu başarının tesadüf olmadığını söylüyor vb. o ilacı içermisiniz?

sizi bilemiyorum ama tahminimce dünya üzerinde pek çok insan süper kahraman kıvamına ulaşabilmek  ve var oluşun tüm yükünü hafifletebilmek için bu dopingi denemek isteyecektir. nitekim  varlığın ağırlığını hafifletmeye çalışmak için uyuşturucu kullanımının hatsafaya ulaştığı bir dünya da….Sonuç mu?

Tam da anlatılan bu durum Limitless filmi ile işlenmekte. Ama ne yazık ki filmin duygusal etkisinden övgü ile bahsetmek zor. Modern insanın çaresizliği üzerine kurgulanan bu filmde, filmin üstün insan olabilmek için yapılan herşeyi meşru kılması yanında bunun maddi varlığımıza zarar verme pahasına yapılmasının da doğru olabileceği alt metinler ile anlatılıyor. İzlerken oldukça keyif alınacak bir Hollywood filmi olan Limitless aslında ters bir okuma ile Modern yeni dünya insanın kendini bir kahrama çevirmek ve istediği insan olmak için her türlü kötülüğü yapabileceğini gösteriyor. Ne yazık ki filmin dramatik yapısı ve estetik  unsurları özellikle de kahramanla sağlanan yoğun özdeşleşme nedeniyle  film oldukça tehlikeli bir söylemi izleyiciye kabul ettirtiyor.

Tahminimce sıradan izleyicinin kendi varlığını yükseltmek adına filmin sonundaki  yargısı “ne pahasına olursa olsun o ilacı içerim” şeklinde olacaktır. Sıradan ve çaresiz modern insan isen; süper beyin sahibi, çekici başarılı, istediği herşeyi elde eden bir insana geçiş vaadi kulağa hoş gelecektir. Ama gerçek şu ki bu sadece bir film. Üzülerek söylüyorum milyarca insan için bu hayal bile değil. Sadece kendini kurtarmak istemeye programlanan modern insan için ise bir çıkmaz sokak. Kapitalist üretimin yarattığı en olumsuz öznelliklerden birisi ve film bu öznelliği yağlayıp ballıyor. Diyor ki kendini kurtar.. Sonuç şu: filmi eleştirel bir perspektiften okuyamayan insan kendi şahsi çıkarları için herşeyi yapmanın (kendi maddi var oluşuna zarar vermek de dahil ki en zoru budur) doğru olduğu fikrini pekiştirebilir. Dahası o kişi de toplum tarafından oluşturulan “Ben” vurgusunun da artış göstereceğini iddia edebiliriz.

Peki  o halde bu filmi neden izleyelim? Öncelikli olarak bu tür filmlerde filmin geçtiği çağ şuan yaşadığımız çağ olduğu için film aslında bize bizi gösteriyor. Olumsuz bir estetik etki yaratacağı kanısını taşısak bile bu etkiyi yaratabiliyor olması bile bizim şuan yaşadıklarımız ve çaresizliğimiz, hem de dünyanın sefilliği ile ilgili. Bu yüzden doğru okumalar yapıldığı taktirde filmin bize olumlu bir etkisi de olacaktır. Modern öznenin ve yaşamın ne olduğunu anlamak adına bu açıdan önemli. Unutmadan izlerken ben olsam ne yapardım sorusunu sık sık kendinize sorun, bu sorunun sonuna da mutlaka kendime veya başka bir varlığa zarar verebilirmiyim sorusunu da eklemeyi unutmayın. Birde “acaba başka çözümler var mı ve neden bunları yapmak zorundayız” sorusunu sorar ve yanıtlamak için düşünürseniz film oldukça tatlı bir hal alacaktır.

Saygılarımla dikkatli ve alternatif film okumaları yapanlara öneririm.

not: bu arada filmin 2 sezon yayınlanan bir de dizisi var 🙂

İMDB: 7.4

 http://www.imdb.com/title/tt1219289/?ref_=nv_sr_2

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s