Bi boyalı kuştum: Jason Buxton, BlackBird


Simsiyah bir kargayı yakalar  rengarenk boyar ve salarsınız. Tekrar topluluğuna katılmak için boyalı kanatlarını çırpmaya başlar. Sonrasında  diğer kargaların yanına hiç birşey olmamış gibi gittiğinde sürü artık bir boyalı kuş olan kargayı görecek ve onu öldürecektir. Yazar Kosinskinin aynı isimli romanında boyalı kuşun başına gelenler kısaca anlatılır. Yazar asıl boyalı kuşların insanlar arasından nasıl çıktığını ve diğerlerinin kendisi gibi olmayana ne tür bir tahammülsüzlük içinde olduğunu anlatmak ister.

Kosinski’nin açık şekilde etkisi altında olan yönetmen Jason Buxton ise modern bir boyalı kuşun hikayesini toplumbilim açısından önemli pek çok  kavram ve bu kavramların imgeleri ile sunuyor. Öncelikle boyalı kuşumuz Kosinskinin boyalı kuşunun aksine simsiyah giyinen ve kendini gotik olarak ifade eden bir ergen arkadaşımız. Bilindiği üzere gotikler, içe kapalı kendi pesimistik dünyalarında yaşamayı tercih eden gençler . Dinledikleri müzikler, tavırları kıyafet ve makyajları bazılarımıza garip veya ürkütücü gelse bile normal görünen pek çoklarından zararsızlar. Sorunda onların zaten zarar verebilecek olmalarına diğerlerinin inanması değil. Sorun toplumun idealleri dışında protest farklı bir öznellik ile adeta herkese sessizce karşı çıkmaları ve diğerlerinin yaratmak istediği öznelliği kabul etmemeleri. İşte tamda burada film kopuyor. Bizim gotik ve siyah olan kuşumuz renkli muhabbet kuşları tarafından tehlikeli bir var oluş olarak görülüyor. Toplumun yarattığı anlam dünyasının kanalizasyon gibi kokan koridorlarında bu sefer siyah, kara kuşumuz, dıdık dıdık edilmek üzere sivri gagalara gark ediliyor. Filmimizin ismi de bununla uyumlu Blackbird.

Filmin ana teması iktidar ve iktidarın özneler üzerinden işleyişi. Bu anlamda yönetmenin Foucault okumalarının da sıkı olduğunu tahmin ederken hapisane imgesini kullanması ise sanırım bu tahminimi güçlendiriyor. Birde tabii kanımca beden üzerine tahakküm konusuda yönetmenin foucaultcu olduğunu gösteriyor. (Prof. Serdar Öztürk Hocamızın kulakları çınlasın ” Mekan ve iktidar” kitabı için iyi bir örnek olabilirdi ama film kitaptan sonra piyasaya çıktı.) 

Hukuk sistemlerinin mekanikleşmesi ve yozlaşması, var olan olumsuzlukların herkes tarafından kabul görmesi ile meşrulaşmaları, zorbalığın ve acımasızlığın istenilmeyen öznelliğe sahip olana karşı kullanılmasının sorunlu görülmemesi diğer temalar. Genel olarak normal oluş veya görünüş ile bu günün insanının ahlaki sorunları arasındaki bağlantı filmin işlediği ve imgeleştirdiği konular arasında.   Yabancılaşma, ötekileştirme, panoptikon  gibi dönemin sosyolojisinin ve sanat alanlarının ilgisini çeken kavramlarda imgeler ile sunuluyor.

İMDb puan 1 kişi oylamasına rağmen 7.1 kanımca izlenesi, saygılarımla sinema severlere öneriririm.

black

Reklamlar

Bi boyalı kuştum: Jason Buxton, BlackBird” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s