İnsan evcilleşmeli : The Foster Boy


İnsan yeryüzündeki en tehlikeli canlı. Diğer tüm canlı türleri arasında anlam dünyasına sahip tek canlı olmasına rağmen insan, ne yazık ki yarattığı bu anlam dünyasını binlerce yıldır vahşi doğasını evcilleştirmek için kullanma konusunda oldukça başarısız oldu. Bİr kaplan bir çakal veya bir kurt açken ne kadar tehlikeli ise aynı durum insan için aç veya tok farketmeksizin geçerli. İnsanın evcilleşmesi ise aslında biolojik insandan kültürel insana geçiş ile mümkün. The foster Boy ismi ile 2011 de sanat severler ile buluşan  Markus Imboden‘in eseri insanın evcilleşme zorunluluğunu bir yakın tarih fenomeni ile gözler önüne seriyor. Avrupada ailesi olmayan ve besleme olarak adlandırılan çocukların nasıl birer köleye çevirildiğini muazzam kadrajları ile ortaya koyan film tüylerinizi diken diken edecek. Tüyleriniz diken diken olurken bir yandan da yönetmenin sosyolojik ve felsefi olarak derinlemesine gösterdiği, insanın vahşiliği ve modern dünyada kölelik gibi fenomenler üzerine derin düşüncelere ve sarp duygulara dalacaksınız.

Köle oluş ile ilgili pek çok tanımlama yapmak mümkün. Ama temelde bir kişinin başka bir insan veya insan topluluğunun var oluşu için kendi var oluşundan vazgeçmesi veya zorla vaz geçirilmesi olarak tanımlayabiliriz köleliği. Bu tanım ile aslında köleliği, köle ahlakına sahip mutlu mesut köleler yani kendi var oluşundan gönüllü vaz geçenler ve mevcut koşulları gereği vaz geçmek zorunda bırakılan esir alınan özgür ruhlu köleler olarak ikiye de ayırmış oluyoruz. Filmde “besleme” olarak adlandırılan çocuklar ikinci kategoride yer almaktalar. Kendilerini var edebilecekleri bir dünya hayal ediyorlar. Hatta çocuklardan bir tanesi ruhunu sanatla besliyor.  Biyolojik düzeyde kalmış vahşi insan ise onların karşısına kocaman bir dağ gibi duruyor. Bu kocaman  dağ, toplumun gördüğü yerde ahlaklı görünmeyi başaran ancak kimsenin görmediği yerlerde her türlü ahlaksızlığı yapabilecek bir mahluk sürüsü.

Bu anlamda kültürel evrimini tamamlayamamış diğer ifade ile cahil insanların çoğunlukta olduğu yerlerde insan bedeni ve ruhunun asla özgür olamayacağı savını da doğruluyor film. Kültürel evrim veya cehaletin savuşturulması ile vicdan arasındaki o kocaman küprü de kuruluyor. Sonra kültürel evrimini tamamlayamayan insanın aslında aptal olmadığını gayet kurnaz olabildiğini ve kendi biyolojik var oluşu için gayet başarılı hamleler yaptığını anlıyoruz. Eksik olan ise bu insanlarda Ahlak. Böylelikle filmin içinde başka bir felsefi düzeye geçebiliyoruz. Bir başka bedene veya ruha zarar vermek… bahsedilen ahlak elbette toplumun kuralları değil. Çünkü tüm bu vahşiliği onaylayan insan topluluklarının gerçek bir ahlak inşa edeceklerini düşünmek aptalca olacaktır. Bu ahlak temelde gerçekleştirilen bir eylemin tüm koşullarda evrenselliği ile ilgili. Yani kaba hatları ile senin yaptığın hayvanlığı sana yaptıklarında mutlu olurmusun demek istemiş düşünürler. Bu açıdan filmde sorgulanan ve hissettirilen her şeyi ahlak felsefesi açısından detaylıca incelemek de mümkün.

Muazzam görüntü düzenlemeleri ile ciddi şekilde duygusal açıdan etkileneceğiniz bu filmin estetik boyutu ve ideoloji bağlantısı ise  toplumsal çöküşmenin küçük bir boyutunun klasik eserlerin yazarları gibi eleştirel bir ifade ile gösterilmesi sayesinde günlük siyasetin oldukça ötesinde gerçekleşiyor. Sanki Dostoyevski veya Çehov okuyorsunuzda evrensel değerler size bir olay örgüsü ile aktarılıyor.

Son olarak özellikle sinema ve sanat öğrencileri için sanatın Autonom özelliğini yansıtması açısından film son derece önemli. Otonom özellik sanatın içinde filizlendiği toplumu ve fenomenlerini göstermesidir ile ilgili. Toplumların algılarını ve yaşamlarını bu açıdan sanat eserlerine bakarak yorumlamak da mümkün görülmektedir. Bu açından film doğrudan belge niteliği taşıdığı gibi toplumsal duyarlılığını da gözlerini ve hislerini çağdaş insana odaklayarak ortaya koyuyor.

Saygılarımla öneririm.

Unutmadan bu yazının yazıldığı dönemde film İMDB’ de henüz 700 küsür kişi tarafından oylanmış ve 7.3 gibi oldukça yüksek bir puana sahipti.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s