Köleliği ve öteki oluşu hissetmek: The Help


İnsalık tarihinin bugünkü hali kolayca şekillenmedi ayrıca henüz çok şekilli de sayılmaz. Çok acı bir süreçtir insanın tarihi. Bu sürecin önemli fenomenlerinden birisi de köleliktir. Uzunca bir geçmişe sahip olan kölelik Avrupa topraklarında Roma İmparatorluğu’nun son yıllarında kölelerin bir kısmının serflere dönüşmesi ile biraz karmaşık bir yapıya ulaşırken, Amerika’da ise siyahiler üzerinden işleyen oldukça vahşi bir olguyu işaret eder. Kölelik karşıtı ilk kanunlar ABD ve İngiltere tarafından 19. yy. ilk yarısında kabul edilmeye başlanmıştır.  Avrupada İngiltere’den sonra ise Osmanlı İmparatorluğu köleliği yasaklayan ikinci devlettir.1926 da ise kölelik dünyada yasaklanmıştır. Köleliğin sona ermesi demek önceki kölelerin bir anda sahipleri gibi bir yaşama ulaşmaları anlamına gelmiyor elbette. Bütün ötekiler siyahiler, esir düşenler, köle ahlakına sahip olanlar İlk etaptta ücretli  işçilere dönüşmiştür. Akabinde çoğu yerde köleler eski sahipleri tarafından borçlandırılarak hukuki olarak özgür bile olsalar gerçekte uzun süre asla özgür olamadıkları gibi siyasal ve kültürel haklara da uzun süre sahip olamamışlardır. Ancak Avrupa ve Amerikada durumun birbirlerinden biraz farklı işlediğini de belirtmek gerek. Özellikle Amerika’da siyahiler özgürlüklerini kazandıktan sonra insani haklara sahip olmak için ciddi mücadeler vermiş ve oldukça kötü muamelelere katlanmak zorunda kalmıştır.

Tate Taylor‘ın 2011 yapımı The Help ya da  “duyguların rengi” olarak çevrilen  i film ise köleliğin evrimini bizlere hissettiriyor. Hissettiriyor dememdeki kasıt bir fenomeni anlamaktan ziyade biz insanlar için olan biten, gördüğümüz, duyguğumuz, bildiğimiz şeyleri hissetmenin yani onun sunduğu duyguyu alımlamanın  etkisinin daha büyük olması. Değilse çok bilen çok gören çok duyan ama hiç bir şey hissedemediği için insanlıktan çıkan pek çok kişi yok mu etrafımızda? Güzel kıyafetleri, lüx evleri, iyi eğitimleri, bildikleri bir kaç lisan ile başarılı mühendisler, doktorlar akademisyenler, iş adamları,  efendiler hanfendiler… Hitlerin üst düzey yöneticileri de böyle insanlar değilmiydi? O yüzden hisseden insan, insani değerleri üretme konusunda tartışmasız üstün bir konumda kanımca. Sinema filmlerine gelince  pek çok gereksiz filmin içinden bazıları bizim ruhumuza, hislerimize öyle bir dokunur ki  utanır,  kızar, sever, neşelenir, üzülür ve insan olduğumuzu tekrar hatırlarız. Ve hatta ötekinin bizim dışımızdakilerinde insan olduğunu hissederiz. (bunu biliriz ama önemli olan hissetmek).İşte The Help bu kategoride bir film. Bir fenomen olarak köleliğin evriminin ciddi şekilde incelendiği bu film duygusal açıdan bir insanlık dersi. Köleliğin 20. yy. aldığı hali hisseeceğiniz bir yapım. Hani o filmlerde gördüğümüz siyahi uşak varya az rolü olan, işte onun ne hissetiğini anlatıyor.  

Filmi izledikten sonra şu hikayeyi uydurdum. Ben, kendim gibi olmayan diğerlerini ezen, küçük gören, onları bir şekilde sömüren birisiyim ve bir sabah uyandığımda benim için öteki olan bir başka kişinin bedenin içinde buluyorum kendimi. Aynada kendimi gördüğüm zaman  o bedenden yine tiksiniyorum. Mevcut bilincim buna zorluyor beni. Sonra o olarak günlük hayatı yaşamaya başlıyorum. Bir süre sonra ezilen, horlanan, küçümsenen bedenin içinde bilincim değişmeye başlıyor. Sonra tekrar uyuyor ve eski bedenimde uyanıyorum. Artık eski ben yok yeni bir bilinç yeni bir ben olarak devam ediyorum. Öteki bedeni ve onun hislerini artık biiyorum. Bu küçük hikayeyi günümüzde çokça kullanılan empati kelimesi veya özdeşleşme denen şeyin beden ve onun yaşadığı hislerle ne kadar alakalı olduğunu vurgulamak için yazdım. Öyle her önüne gelenin empati kuruyorum sözününde aslında palavra olması bundan kaynaklanıyor. Empati veya Özdeşleşme sanat alanında salt bir bedenin yerine diğerinin geçmesi demek değildir elbet. Kısaca öteki bedenin ne hissettiğini anlamaktır. Aşağılanan, üzülen, seven, acı çeken, mutlu bir insanın duygularını kısa süre de olsa hissetmek, bir kaç saniyeliğine de olsa o olmaktır. Bu durumun mucizevi bir etkisi vardır. Büyülü bir etkiden söz ediyoruz. İşte bu Büyü yakalayan filmlerden bir tanesi The Help. Normal hayatta büyüler ve totemler işlemezken bu büyü insani değerler taşıyanları olumlu yönde etkileyecek bir güce sahip. Hiç öteki olmayanlara öteki olmak ve sömürülmenin ne olduğunu hissettiriyor.  Ama ön koşul insani değerler taşımak…

saygılarımla filmi ciddi şekilde  öneririm…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s