Sabit Yazı

merhabalar

Bu site sosyal paylaşım sitelerinde öğrencilerimizle paylaştığımız verilerin daha kalıcı bir belleğe dönüşmesi amaçlı hazırlanmıştır. Ders dokümanları, görseller, çeşitli tartışmalar ve entelektüel öneriler sosyal medyada ne yazık ki kalıcı olamamakta. Bunun için gerek tarafımca hazırlanan gerekse kullanıcıların faydalanabileceği diğer içerikler … Okumaya devam et merhabalar

Blinkende lygter: Titreyen fenerler, Kurulmuş Özneler ve Bellek

Kuzeyin yönetmenlerinin engellenemeyen yükselişinde karşımıza çıkan isimlerden bir tanesi:  Anders Thomas Jensen. Jensen 1972 doğumlu genç bir yönetmen. Ama özellikle  Blinkende lygter yani “Titreyen fenerler” isimli eserini izlediğinizde,  yaşını almış, dünya sorunları üzerine fikirlerini netleştirmiş birisini bekliyorsunuz.  Çoğu zaman entelektüel … Okumaya devam et Blinkende lygter: Titreyen fenerler, Kurulmuş Özneler ve Bellek

Distopik kara komedi:The Lobster

İnsanın gerçekleştiremeyeceği tuhaflığın, saçmalığın ve aptallığın olmadığını düşündüğüm bir çağda bu düşüncelerimi paylaşan ve nesneleştiren yönetmenlerden birisidir  Yorgos Lanthimos. Önceki filmi “Dog Tooth” ile izleyiciyi bir hayli şaşkına çevirmişti. Aslında The Lobster’in  oyuncuları arasında Colin Farrell’i görünce izleyip izlememe konusunda biraz kararsız … Okumaya devam et Distopik kara komedi:The Lobster

Breaking Bad: Modern insan, varlık ve toplum

Felsefi konuları sıklıkla gündelik yaşamdan örneklerle açıklayan Ulus Baker geldi aklıma. Hayata genç yaşlarda veda eden Baker, Türkiye’nin felsefe alanındaki önemli isimlerinden birisidir. Felsefenin gündelik hayatla ilişkisini başarılı bir şekilde kuran düşünür en önemli felsefi soruları bizlerin ve kendisinin deneyimlediği hayattan sıradan fenomenler ile … Okumaya devam et Breaking Bad: Modern insan, varlık ve toplum

Finans Kapital Tanrısal Asalete karşı: MEDİCİ

Modern insanın anlam dünyasında asalet kavramı ile tanrısallık bağlantısı kopuktur. İnsanlık tarihinde ise modernite öncesi asalet kavramı ve tanrısallık arasında yoğun bir bağlantı olduğunu biliyoruz. Mezopotamya uygarlıklarından Antik Yunana ve Romaya Asil olan kişiler yani aristokraklar tanrısal bir güce “Asalete” … Okumaya devam et Finans Kapital Tanrısal Asalete karşı: MEDİCİ

Çöküşme (dekadans) Estetiği: Suburra

Klasik sinemada karşılaşılan iyiler ve kötüler diyalektiğinin ortadan kaldırıldığı ve çirkine odaklanan eserlerin sayısı çok değildir. Sanat tarihinde 1800’lü yılların ortalarında bir gurup sanatçının oluşturduğu Dekadanlar  gurubu Nietzsche, Shoupenhauer ve Bergson felsefelerini merkeze alarak modernizm;  siyasal, ekonomik ve toplumsal koşullarının insanlar … Okumaya devam et Çöküşme (dekadans) Estetiği: Suburra

Carnage: Bilgi sorunu, hakikat ve gerçeklik

Platonun metinlerinde Antik Yunanda tanrıların insanı yarattırken diğer tüm canlılara hayatta kalmaları için herşeyi dağıttıkları ve insan için geriye pek bir şey kalmadığı, bu yüzdende insanın diğer canlılara nazaran daha güçsüz bir varlık olarak var olmaya mahkum bırakıldığı, sonrasıda ise prometheus’un … Okumaya devam et Carnage: Bilgi sorunu, hakikat ve gerçeklik

Nightcrawler: Ticarileşen medya ve meta haber

Görsel ve işitsel medyanın devlet kanallarının tekelinden çıkarak ticari işletmelerin bu sektörde var olmaya başlamasıyla beraber iletişim akademilerinde  çözümsüz pek çok tartışmanın yaşandığını bilmekteyiz. Tartışılan yüzlerce konudan bir tanesi de  haberin ticari bir unsura dönüşmesi ekseninde kabul edilecek bir habercilik  ahlakının … Okumaya devam et Nightcrawler: Ticarileşen medya ve meta haber

Son Umut: Bir Distopya Üstüne

2006 yılındayız. İkiz kuleler yıkılalı 5 sene olmuş, Londra saldırılarında yüzlerce insan ölmüş. Türkiyenin uzunbir süredir uğraştığı ve diğerlerinin görmezden geldiği terör dünyanın diğer pek çok gelişmiş ülkesi için kısmi de olsa bir gerçekliğe dönüşmüşmeye başlamış bu yıllarda. Aslında bu gün o yıllara bakıldığında dünya siyaseti için insani anlamda terörün bir gerçekliğe dönüştüğünü söylemek pek de mümkün değil olsa olsa yeni rant kapılarının açılması gibi bir gerçeklik ortaya çıkmış. Oysa ki o yıllarda ve hatta öncesinde sanat ve düşün dünyasından insanların dünyanın yavaş yavaş bir distopyaya doğru evrildiğini anlatma çabaları olduğunu iyi biliyoruz. Okumaya devam et Son Umut: Bir Distopya Üstüne

Nikos Kazancakis: Yeniden çarmıha gerilen İsa

Kazancakis’in meşhur eseri “Zorba”yı okuduktan sonra açıkçası onun altında kalacağı kaygısıyla tereddütle okumaya başladığım bu eseri  şuan bitirdim (21.04.16-01.34) ve inanılmaz büyük bir haz yaşıyorum. Kanımca oldukça iyi bir eser olan Zorba’dan daha başarılı. Öncelikle hemen belirtmek gerek ki Kazancakis insan … Okumaya devam et Nikos Kazancakis: Yeniden çarmıha gerilen İsa

Mitler ve şiddet: Última Parada 174

Bir insanın yaşadığı hayatı anlamlandırması ona anlatılan hikayeler ile ilgilidir. Hikayelerimiz, etrafımızdaki dünyanın bize belirişlerinin nasıl olacağına karar verirken, diğer bir bakış açısıyla da bu hikayelerin içerikleri   dünyanın en tehlikeli canlısı olan biolojik insanı kültürel insana evriltmek adına önemlidir.  Hikayelerin … Okumaya devam et Mitler ve şiddet: Última Parada 174

Şüphe, Kanıt, Gerçek: Doubt

Kadim bir his şüphe. Duygusal otomatlar olan biz insanoğlunun en az konuştuğu ama belki de son çeyrek yüzyılda  sorunlu bir şekilde en çok  hissettiği duygu. Sorunlu çünkü aceleyle bu hissi ortadan kaldırmak istiyoruz. Şüphenin ortadan kalkması ise gerçekle ilgili. Asıl sorun da orada başlıyor. Gerçek … Okumaya devam et Şüphe, Kanıt, Gerçek: Doubt

Sadece Yaşlılar mı Anlar Bencillikleri? Mr. Holmes

Bir İngiliz yönetmen 2015 yapımı filmi ile başlıktaki soruyu bana eni konu düşündürdü.  Filmin ana duygusunu yaşamak için  genç olduğum ve de onu bir sanat eserine çevirebilecek bir sosyolojik yapıda olmadığım için sanırım pek çok açıdan bir Avrupalıya göre daha çok etkilendim. … Okumaya devam et Sadece Yaşlılar mı Anlar Bencillikleri? Mr. Holmes

Sanat ve eğitim üzerine: Dans la maison

Bir film yönetiyorsunuz ama edebiyat ile ilişkiniz hiç olmamış, sanatın diğer alanları ile özellikle de resim ile ilgili pek bişey bilmiyorsunuz… Tam bir zaman kaybı, tam bir israf, müsriflik. Sinema tarihinde bu şekilde sadece satış amaçlı olarak piyasaya sürülmüş ve bomboş … Okumaya devam et Sanat ve eğitim üzerine: Dans la maison

Modernizme Direnen Emek

Tüm ömrünü çoçuklarının eğitimine adamış bir emekçi. Diyor ki ben yatırımımı eğitime yaptım. Şimdi modernizme direnen geleneksel mesleklerden birisi olan kalaycılığın son temsilcilerinden. Herşey değişir, yaşam, işler, algılar. Değişmeyen tekşey insanın kendisini var etmek için çalışmak zorunda olmasıdır. Koca yürekli … Okumaya devam et Modernizme Direnen Emek

Öğretmenler ölür, Ruha dokunuşlar baki kalır: The Chorus

Tabula rosa yani boş levha. Kaba hatları ile bir bebek dünyaya gelir ve onun zihni (bilinci) bomboştur. Zaman içinde boş bir levhadan dolu ve çoğu zamanda kirli bir levhaya ulaşılır. Kirli olarak nitelendirmem dünyada şuan insanlığın yaşadıkları ile ilgili. Değilse … Okumaya devam et Öğretmenler ölür, Ruha dokunuşlar baki kalır: The Chorus

Var et kendini.. ama nasıl? Limitless

21. yüzyılda dünyaya fırlatılmış milyarlarca insan yüksek teknoloji ile süslenmiş, yeni tüketim olgusuyla etrafı sarılmış ve görülmese bile sınıfsal farklılıkların ve eşitsizliklerin tavan yaptığı modern hayatta bir şekilde var olmaya çalışıyor. Yaşamak ve var olmak edimlerini birbirlerininden özellikle ayırarak dünya üzerinde önemli miktarda … Okumaya devam et Var et kendini.. ama nasıl? Limitless

Bir Zamanlar Polonya’da: Hasat sonrası

İnsan vahşi, bencil, ikiyüzlü ve dünyadaki en tehlikeli varlık. Kendi varlığına ve diğer tüm varlıklara zarar verme potansiyeli en yüksek canlı. Sanırım bunun için de insanın yaşamını düzenlemeye çalışan ve hatta zorlayan, zararı kısmi olarak azaltmaya çalışan devletin  kurumları ve uluslararası … Okumaya devam et Bir Zamanlar Polonya’da: Hasat sonrası

Vahşetin soykütüğü: Revenant (Iñárritu)

Anlam dünyamızı oluşturan sözcükler ve kavramlar çoğu zaman yaşamadığımız veya görmediğimiz bir takım olgu ve olayları anlatmakta yetersiz kalıyor. Hani derler ya “sözcüklerin kifayetsiz kaldığı an” diye işte tam olarak bu cümle ile sözcüklerin anlam oluşturmadaki yetersizliği ifade edilmekte. İmgeler … Okumaya devam et Vahşetin soykütüğü: Revenant (Iñárritu)

Adalet Üzerine: And Justice for All

1979 yılında çekilen ve Al Pacino’ nun muazzam performası ile taçladırdığı bu harika film ile adalet kavramının fenomenolojik bir incelemeye tutulduğunu söylemek mümkün. Öncelikle adalet kavramı ile gerçek arasındaki  güçlü bağlantının filmde son derece başarılı kurulduğunu görebiliyoruz. “Adalet gerçeği ortaya … Okumaya devam et Adalet Üzerine: And Justice for All

Otokrasi Üstüne: Die welle (the wave) Dennis Gansel

Tarihin ilk anlarından itibaren insan toplulukları var olabilmek adına bir arada yaşamıştır . Sınıflı toplumların ortaya çıkışı sonrası ekonomik ve toplumsal sistemlerin karmaşıklaşması ile insanlığın güç odaklı bir yaşamı benimsediğini neredeyse tüm tarih bize göstermektedir.  Sınıfsal veya özneler arası ilişkiler bu anlamda … Okumaya devam et Otokrasi Üstüne: Die welle (the wave) Dennis Gansel

Bi boyalı kuştum: Jason Buxton, BlackBird

Simsiyah bir kargayı yakalar  rengarenk boyar ve salarsınız. Tekrar topluluğuna katılmak için boyalı kanatlarını çırpmaya başlar. Sonrasında  diğer kargaların yanına hiç birşey olmamış gibi gittiğinde sürü artık bir boyalı kuş olan kargayı görecek ve onu öldürecektir. Yazar Kosinskinin aynı isimli romanında boyalı kuşun … Okumaya devam et Bi boyalı kuştum: Jason Buxton, BlackBird

Şeytana Uydum suçsuzum: Faust ve Şeytanın Genel Tarihi

Yer yüzünün en vahşi canlısı sorulsa, hiç şüphesiz bir kaç hayvan türünü düşündükten sonra bunların hiç birinin insan kadar vahşi olmadığını fark ederiz. Öyleki hem kendi türüne hem de doğadaki her şeye karşı gizli bir öfke içinde sanki insan. Ancak … Okumaya devam et Şeytana Uydum suçsuzum: Faust ve Şeytanın Genel Tarihi

Bıçak Sırtı: İyi ve Kötü Üzerine

oğuyoruz, hangi çağda olursa olsun bize iyi insan olmanın genel koşulları öğretiliyor. Bu öğretilenlerin dışına çıkmak mümkün elbet ama çoğu zaman çıkmıyoruz. Çok az aile ve insan vardır ki çocuklarına kötü insan olmayı öğütlesinler. Hal böyleyken tüm insanlığın birbirine zarar vermeden gül gibi yaşayıp gitmesi gibi teorik bir durum ortaya çıkıyor ama pratik o şekilde olmuyor. Okumaya devam et Bıçak Sırtı: İyi ve Kötü Üzerine

Düşüş, Albert Camus’dan modern insanın itirafları…

46 yıllık hayatına pek çok önemli eser sığdırmayı başaran Camus’un Düşüş isimli romanı modern çağın iki yüzlü varoluşlarına ithafen yazılmıştır. Yazar ve düşünür Camus kapitalizm etkisi altında değişmeye sür’atle devam eden dünyada aslıdan değişen pek bir şey olmadığını eserde sesini hiç duymadığımız bir 2. kişiye görüşlerini anlatan bir avukatın ağzından bize sunuyor. Okumaya devam et Düşüş, Albert Camus’dan modern insanın itirafları…

Vermeer ve Spinoza: Pontus Hulten’den muazzam bir eser.

17. yüzyılın iki önemli ismi. Yaşadıkları dönemden sonra kıymetleri anlaşılmış, birisi sanat  diğeri düşünce alanında dehaları günümüzde bile bizleri etkileyen iki önemli şahsiyet:  Vermeer ve Spinoza.  İki isim muhtemelen hiç iletişime geçmemelerine rağmen birbirlerine çok yakın yerlerde yaşamış ve çağın … Okumaya devam et Vermeer ve Spinoza: Pontus Hulten’den muazzam bir eser.